NASREDDİN HOCA HİKAYELERİ
|
..AY’I KUYUDAN ÇIKARMIŞ Havanın güzel olduğu bir gece, Nasreddin Hoca, kuyudan su çekmeye karar vermiş.Elindeki kovası, bahçedeki kuynun başına gelmiş. Tam kovayı sarkıtacağı sırada, kuyunun içinde Ay’ı görmüş: |
|
ON AKÇE OLSUN Nasreddin Hoca, bir gece, derin uykuda iken. görmüş. Tanımadığı kişiler, Hocaya dokuz akçe vermişler. |
|
..O ZAMAN İŞ DEĞİŞİR Nasreddin Hoca, kadılık yaparken, iyi giyimli, efendiden birisi, karşısına çıkar: |
|
TURŞUYU SEN Mİ SATACAM Nasreddin Hoca, günün birinde turşu satmaya karar verir. Turşu tenekelerini hazırlar, eşeğine yükler. Sokak sokak dolaşarak turşu satmaya başlar: |
|
HOCA’NIN TAVUKLARI Nasreddin Hoca, tavukları satmak için, komşu kasabaya doğru yola çıkar. Tavuklarını kafesa koyarak eşeğine yükler. Bir süre sonra da, kafes içinde sıkışıp kalan tavuklara acır: |
|
KEDİ NERDE Nasreddin Hoca, kasaptan iki kilo et alır, eve gelir.Karısına, akşama et yemeği yapmasını söyler. Yeniden işine döner. |
NASREDDİN HOCA HİKAYELERİ-2
|
..TESTİYİ KIRMADAN ÖNCE Evde su kalmayınca, Nasreddin Hoca, kızının eline testiyi verir: |
|
AY ESKİYİNCE Hoca, her konuda derin bilgi sahibi olması nedeniyle; tanıdk, tanımadık herkesin başvurduğu biridir. |
| ..HOCA İLE BALIKLARHoca, akşam eve dönerken, komşusundan gelen yemek kokularına imrenir. Komşusu o akşam, balık kızartması yapmaktadır. Hoca, kapıya yanaşır. İçeriden gelen konuşmaları dinler. Ev hanımı kocasına: __Aman efendi, der. Hoca, her zamanki gibi kokuyu alıp gelebilir. Kızaran balıkların irilerini, oğlan için dolaba saklayalım. Hoca, bu konuşmalardan sonra, kapıyı çalar: __Komşum, bereketli olsun. Balığın güzel kokusu, bütün mahalleyi sardı… der. Komşusu Hoca’yı içeriye alır. Yemeğe otururlar. Hoca, önüne konan küçük balıklara bakar, bir şeyler mırıldanır. Sonra, balığı kulağına götürür, onu dinler gibi yapar. Bu durumu görenev sahibi sorar: __Hayrola Hocam, ne yapıyorsun öyle? __Balıkla konuşuyorum. Bunları pek küçük gördümde, ‘’siz hangi deryanın kuzularısınız?” diye sordum. Komşu, hayretle: __Peki, o sana nededi? diye sorar. Hoca hemen cevap verir: __Biz çok küçüğüz, nereden geldiğimizi bilemeyiz. Dolapta büyüklerimiz var. Siz, onlara sorun, dedi. Ev sahibi, dolaptaki balıkları sofraya getirir. |
| KIRK YILLIK SİRKENasreddin Hoca, evinde dinlenirken, gece yarısına doğru kaoı, şiddetle çalınmış. Hoca, gecenin bu ilerlimiş saatinde evine gelen bu misafiri merak etdip, kapıyı açmış. Bitişik komşusu, elinde bir tasla, Hoca’ya __Aman Hocam, hanım çok hasta. Sizde kırk yıllık sirke varmış.İlâç için, biraz sirke verir misin? demiş. Nasreddin Hoca,komşusuna kızmış: _Veremem…demiş. Sonra, durumu açıklamış: _Eğer her isteyene verseydim, bende kırk yıllık sirke kalırmıydı. |
|
YAZISI OKUNAKLI OLSUN Bir tanıdığı, Nasreddin Hoca’ya gitmiş; Bağdat taki bir dostuna Arapça mektup yazmasını istemiş. |
NASREDDİN HOCA HİKAYELERİ-2
| ..TESTİYİ KIRMADAN ÖNCEEvde su kalmayınca, Nasreddin Hoca, kızının eline testiyi verir: __Şunu çeşmeden doldurda getir, der. Arkasından da iki tokat vurarak, kulağını çeker: __Sakın testiyi kırayım deme ha!… diye bağırır. Kızcağız, ağlayarak çeşmeye doğru yürür. Bu durumu görenler, Nasretdin Hoca’ya söylenirler: __Hocam, bu ne insafsızlık?… Çocuk testiyi kırmadıki!… Niye dövüyorsunzavallı yavrucuğu? Nasreddin Hoca, gülerek cevap verir: __Testiyi kırdıktan sonra dövsem ne olacak? Testi yerine mi gelecek? Kırmadan dövdümki, dikkatli olsun.. |
| AY ESKİYİNCEHoca, her konuda derin bilgi sahibi olması nedeniyle; tanıdk, tanımadık herkesin başvurduğu biridir. Günün birinde, uzun bir yolculuktan, yorgun olarak evine dönerken, yanına tanımadığı iki kişi yanaşır. Selâm verdikten sonra, içlerinden biri sorar: __Hoca Efendi, bizim bir derdimiz var…Hoca: __Söyleyin bakalım, diye cevap verir. __Merak eder dururuz. Yeni ay girince, eski Ay’ı ne yaparlar? Hoca gülerek cevap verir: __Eski Ay’ı nemi yaparlar? Bunu bilmeyecak ne var! Kırpıp kırpıp yıldız yaparlar. |
|
..HOCA İLE BALIKLAR Hoca, akşam eve dönerken, komşusundan gelen yemek kokularına imrenir. Komşusu o akşam, balık kızartması yapmaktadır. |
|
KIRK YILLIK SİRKE Nasreddin Hoca, evinde dinlenirken, gece yarısına doğru kaoı, şiddetle çalınmış. |
|
YAZISI OKUNAKLI OLSUN Bir tanıdığı, Nasreddin Hoca’ya gitmiş; Bağdat taki bir dostuna Arapça mektup yazmasını istemiş. |
|
|
SİHİRLİ FASULYE
|
|


