din

16/8/2007 – Sizin İçin Ağlıyorum….

hicretehli_10ba7.png

Abiler..Ablalar….Selam…Ben küçük kardeşiniz…Belki beni tanırsınız
belkide hatırlarsınız…Hani bir zamanlar SİZDİM…Hatırladınızmı….Size bişeyler anlatmak istiyordum..Abiler..Ablalar…Bakın ben bu yaşta bile
ağlıyorum..Neden derseniz…Sizlere…..SİZİN İÇİN
AĞLIYORUM…Yaptıklarınıza ettiklerinize nefsinize düşkünlüğünüze
günahlarınıza acınası halinize……Eğer sizin gibi olacaksam hiç sizin yaşınıza gelmeyeyim daha iyi…..

Abilerim..Ablalarım…
Kimderdi ki bu hallere düşeceksiniz…Nede güzel benim gibi saf temiz ve
günahsızdınız…..
Neydi sizi aldatan söylermisiniz bana lütfen….

Yemek yediniz yanı başınızdaki komşunuzu düşünmediniz..Gece geç saatlere
kadar gezip dolaşıp televizyon izlediniz…
Halbuki…….evet halbuki o değerli vaktinizi Allahın c.c. kitabıyla veya
Efendimizin asm hadisleriyle haşır neşir olarak geçirebilrdiniz..Veya Namaz
kılıp dua edebilrdiniz..

Abilerim..Ablalarım….
Sizler yetişkin insanlarsınız…Ölüm gelmeden önce kendinize bi çeki düzen
verin lütfen…
Bunu sizden rica ediyorum…
Abilerim..Ablalarım…
Ölmeden önce ölünüz..Hadisini hiçmi duymadınız…
Hadi onu duymadınızda peki…
İki günü bir olan ziyandadır Hadisinide mi duymadınız…
Ne kadarda sağırsınız….

Ne olursunuz şu minik kardeşinizi kırmayın..Biraz toparlanın…
Hepinizin ellerinden öpüyorum…

Sizi çooooook seviyorummmmm..

Bakın size bi müjde vereyim..
Rabbimiz c.c. ne diyo bakın…

O gün cennetlikler, gerçekten nimetler içinde safa sürerler.

[ Yâsîn Sûresi:55]

Ben inş. günahsızlığımla cennete gireceğim…Sizi orada beklerim..Ne olur
sizde oraya gelin olurmu…
BEKLİYORUM………

 

• 16/8/2007 – GÜL….‎

Bir yakaze halinde gördüğüm gözlerin,
Uyanmada kaybetmeten korktuğum rüyam,Ve sen Rüyalarımdaki çiçek,Koklamaya kıyamadığım kadar güzel,
Hatta en güzel………

Gül……………
 
Cemre düşer kalbimi,
Kainat anlamına kavuşur,

Bakarsın,
Görürsün o zaman seni,

Bir Anne bağrında yatan bebek saflığındada ileri,
En masumane,

Sen hayatın temiz yönü gibi,

Yüceliğin yüreklerde şiir,
Dillerde türkü…………
 
Seni anlatmak, Seni anlatmak kadar zor işte……….

Ve sen çok uzaklarda bir yerde……………….

Gül……
Gecemde yıldızım ol, yolumu bulayım
Gündüzünde güneşim ol, sende ısınayım…………

Bir küçük balığım, denizim ol, nefes alayım,
Ceylanım, yeşilliklerimi kaybettim, ucsuz bucaksız ovalarım ol, sende
koşayım……

Bir martıyım, ufuklara hasret, gökyüzüm olda sende uçayım………….

Patlamaya hazır bombayım,
Ateşim ol,

Zerrelerime kadar sende yok olayım…………..

Umudum ol,
Hülyalarım,

Ulaşamadığım hayallerimi sende yaşayım……….

GÜL……….
 
Olmayan,
Olunmaya hasretlikler değil,

Hasretlikleri yaşayan………………

Kor ateş gibi pişmanlıklarda yüreğe oturduğunda,
İstenilen O hasretliklerden başkası değil……………
 
Görülen rüya,
Yazılan şiir güllerden başkası değil………

Sadece bir feryat,
Bir aman,

Esmek istediğinde deli gönül,
Gördüğüm bir resim,
Dilimde bir isim……………

GÜL……………
 
GÜL GİBİ OLAN SEN,
GÜL GİBİ KOKAN SEN,
GÜL GİBİ GELEN SEN,
GÜL GİBİ GÜLEN SEN………

Renklerin ve varlığın yanında soluk kaldığı,

RENKLERİ VE VARLIĞI SENDE YAŞAYIM,
EYY GÜL………….alıntı

YORUM VAR (0) :: YORUMLARINIZ BENİ MUTLU EDER :: Bağlantı« EN SON YAZDIKLARIM :: SONRAKİ SAYFALAR » 

• 16/8/2007 – ahmak kime denir? Ahmaklığın çaresi var mıdır?‎

İlk önce şunu söylemek gerekirki Ahmaklık Kahr-i İlahidendir ve en büyük
nasipsizliktir.Aklı hiç olmayana deli denir. Aklı olup da aklını kullanmayana veya
kullanamayana ahmak denir. Ahmak, aklı az, görüşü kısa, basiretsiz, kötü
huylu kimsedir. Kârını ve zararını iyi düşünemez. Hikmet, iyiyi kötüden,
hakkı bâtıldan ayıran kuvvettir. Hikmetin lüzumundan az olmasına ahmaklık
denir. Ahmak, hayrı, şerri birbirinden tam ayıramaz.Âlimler buyuruyor ki:

Ahmakla arkadaşlıktan sakın. Çünkü, sana iyilik edeyim derken, zararı
dokunur. (Hz. Ömer)

Dişi ile tırnak uçlarını ısırmak ahmaklık alametidir. (Hz. Ali)

Ahmaklar arasında bulunan horlanır, âlimler arasında bulunan hürmet görür.
(İmam-ı Cafer-i Sadık)

Dünyayı ele geçirmek için Ahireti [dinini] vermek ahmaklıktır. Yaratıkların
en ahmağı nefstir. Çünkü her isteği kendi aleyhinedir. (İmam-ı Rabbani)

Kaza borcu varken, nafile kılmak ahmaklıktır. (Hz. Ebu Bekir, Seyyid
Abdülkadir-i Geylani)

Ahmaklığın alameti, kendi aybını bırakıp, başkasının aybıyla uğraşmaktır.
(Sırri-yi Sekati)

Ve ma cevab-ül ahmak-ı illes sükut=Ahmağa verilecek en güzel cevap ancak
sükuttur. (İbni Hibbân)

Nefsin arzuları peşinde koşan ahmaktır. (Muhammed Masum Faruki)

Hatasında ısrar eden ahmaktır. (Seyyid Abdülhakim Arvasi)

Hikmet ehli de buyuruyor ki:
Aklı olan karı koca, birbirini üzmez. Hayat arkadaşını üzmek, incitmek,
ahmaklık alametidir.

Akıllı ile istişare galibiyet, ahmakla istişare mağlubiyettir.

Ahmağın kalbi ağzında, akıllının dili kalbindedir. Yani ahmak sır
saklayamaz, akıllı sırrı ifşa etmez.

Ahmağın üç alameti vardır: Farzlarda tembellik, abesle iştigal ve
yaratıklara eziyet etmek.

Günah işlemeye devam eden kimse unutkan olur, ahmaklaşır, aklı da azalır.

Aklımız sınırlıdır. Aklın eremediği şeyleri akıl ile anlamaya kalkışmak
ahmaklık olur.

Ahmağa nasihat kâr etmez. Hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki:

(Akıllı, nefsine uymaz, ibadetlerini yapar, ahmak olan da nefsine uyar,
günah işler, sonra da Allah affeder diye ümit eder.) [Tirmizi]

(Akıllı, Allah’a ve Peygamberine inanıp ibadetini yapan kimsedir.) [İbni
Muhber]

(Günah işleyenin bir aklı gider, bir daha geri dönmez.) [İ. Gazali]

(Ahmak, ahmaklığından fasıkın günahından daha büyük sıkıntıya düşer.)
[Hakim]

(Ahmak olanla ilgini kes.) [Beyheki]

(Akşam üstü uyumak ahmaklıktır.) [İ. Maverdi]

(Sofradan düşen kırıntıyı yiyen fakirlik görmez, çocukları da ahmak olmaz.)
[İ. Neccâr]

(Mümin sert değildir. Yumuşaklığından dolayı ahmak zannedilir.) [Deylemi]

(Ahmaklığın en kötüsü, Müslümanlığı bırakıp, başka dine meyletmektir.)
[Deylemi]

Ahmaklığın çaresi var mıdır?
Önce İslam âlimlerinin ahmaklık hakkındaki sözlerinden bazılarını
bildirelim:

İnsanların en ahmağı zekasına en çok güvenendir. İnsanların en akıllısı da,
suçu kendinde arayan ve bilmediklerini âlimlere soran kimsedir.

Salih amel işlemeden yani Cehennem tohumu ekip, Cennet beklemek ahmaklıktır.

İyiye ihanet edince, kötüye iyilik edince, akıllıyı sıkıntıya sokunca,
ahmağa acıyınca, şerlerinden sakın!

Soyu ile övünmek ve kibirlenmek, cahillik ve ahmaklıktır.

Kadınların çoğu, güzellikleri ile kibirlenirler. Halbuki güzellik, insanda
kalıcı değildir, çabuk gider. İnsana mülk olmaz. Âriyet, emanet olan şeyle
kibirlenmek, ahmaklıktır.

Nefsine de ki: Ey nefsim, akıllı olduğunu iddia ediyor ve sana ahmak
diyenlere kızıyorsun. Halbuki, senden daha ahmak kim var ki, ömrünü boş
şeylerle, gülüp eğlenmekle geçiriyorsun. Senin halin, şu katile benzer ki,
polislerin, kendisini aradıklarını ve yakalayınca, cezalanacağını bildiği
halde, tedbirsiz dolaşıyorsun. Bu ahmaklık değil mi?

Üstünde akrep olan bir kimse, o akrebi üstünden atmaya, onu öldürmeye
çalışmayıp da, başkasının yüzüne konan sinekleri kovalamaya çalışması
ahmaklıktır.

Kendisini ebedi tehlikeye atan akıllı olamaz, ahmaktır. Kuran-ı kerimde
mealen, (Düşünmüyor musunuz) ikazı çok geçer. Hadis-i şerifte, (Aklı
olmayanın dini de yoktur) buyuruldu. (Tirmizi)

Ahmaklığın tek kelime ile tarifi, akılsızlıktır. Akılsızlık ise doğuştandır.
Kaza kader konusudur.

Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Her şey Allahü teâlânın takdiri iledir. Akıl ve ahmaklık bile.) Buhari]

Hz. İsa, (Körleri iyileştirmek, ölüleri diriltmek zor gelmedi. Ama ahmağa,
doğru sözü anlatamadım) buyurdu. Ahmaklıkta cahillik de vardır. Cahilliğin
ilacı ise ilimdir. Ahmak, hak ile bâtılı ayıramaz ve daha başka zararlar
yapar. O halde hak ile bâtılı ayıran ve faydalı şeyleri bildiren Ehl-i
sünnet âlimlerine tâbi olan ahmaklığın zararından kurtulur. Ahmaklar, bir
adada mahzur kalmış insanlara benzer. Bunlar kendi imkanları ile sahile
çıkamaz. Tecrübeli bir kaptanın gemisine binerlerse sahile kavuşurlar.
Binmeyen sahile çıkamaz. Onun için âlimlere uyan kurtulur. Hadis-i şerifte
de, (Âlimler rehberdir, âlimlere uyun) buyuruldu.

Selam ve Dua ile…

YORUM VAR (0) :: YORUMLARINIZ BENİ MUTLU EDER :: Bağlantı« EN SON YAZDIKLARIM :: SONRAKİ SAYFALAR » 

• 16/8/2007 – Gençlik çağı,

Gençlik çağı, nefsin kaynadığı, şehvetlerin oynadığı, insan ve cin
şeytanlarının saldırdığı bir zamandır. Gençlikte, nefsin arzuları, insanı
kapladığı gibi, ilim öğrenilecek ibâdet yapılacak en karlı zaman da
gençliktir.Gençlikte, şehvetin kapladığı anlarda, dinin bir emrini yerine getirmek,
ihtiyarlıkta yapılan aynı ibâdetten çok kıymetli olur. Hele başka maniler de
araya katılırsa, bunları dinlemeyip, yapılan ibâdetin sevabı pek çoktur.
Çünkü maniler karşısında, ibâdeti yapmak güçlüğü, sıkıntısı, o ibâdetlerin,
şanını, şerefini göklere çıkarır. Mani olmayarak, kolay yapılan ibâdetler,
aşağıda kalır. Bunun için insanların yüksekleri, meleklerin yükseklerinden
daha üstün olmuştur. Çünkü insan, maniler arasında ibâdet eder. Melekler
ise, mani olmadan emre uyar. Harb zamanında, askerin kıymeti artar ve
muharebede ufak bir hizmet, sulh zamanındaki büyük gayretlerden daha
kıymetli olur.Gençlik arzuları, Allahü teâlânın düşmanı olan nefsin ve şeytanın sevdiği
şeylerdir. Allahü teâlânın bu düşmanlarını sevindirip, bütün nimetleri
veren, hakiki sahibi gazaba getirmek, akıllı kimsenin yapacağı şey değildir.

Bu kazanç çağında, mert olan, bu vaktin kıymetini bilip elden kaçırmaz.
İhtiyarlık herkese nasib olmaz. Nasib olsa da rahat, elverişli vakit ele
geçmez. Vakit de bulunsa, dünya zevkleri azalıp, güç kuvvet gidip, arzulara
kavuşmak imkanı ve ümitleri kalmadığı zamanda faydalı iş yapılamaz. Güç
kuvvet yerinde iken, hangi mazeretle, hangi sebeple, bugünün işi yarına
bırakılabilir? Hadis-i şerifte (Yarın yaparım diyen, helak oldu, ziyan
etti.) buyuruldu. (Mektubat-ı Rabbanî)

Dünya işleri yarına bırakılır, bugün ahıret işleri yapılırsa, güzel olur.
Fakat bunun aksi yapmak, çok çirkin olur. Gençlikte insanı, üç din düşmanı
olan, nefs, şeytan ve kötü arkadaş aldatmaya çalışır. Bunlar karşısında, az
bir ibâdet pek kıymetli olur.

Gençlik, ömrün en kıymetli zamanıdır
Muhammed Masum hazretleri buyuruyor ki:

(Gençlik, ömrün en kıymetli zamanıdır. İnsanın sıhhatli, kuvvetli olduğu
zamandır. Bu zaman, her gün geçiyor, azalıyor, ihtiyarlık yaklaşıyor.
Yazıklar olsun ki, en şerefli, en lüzumlu iş olan, marifetullahı kazanmağı,
hayâl olan ömrün sonuna bırakıyoruz. En şerefli olan zamanlarını, en
zararlı, en kötü şey olan nefsin arzularına kavuşmak için sarf ediyoruz.
Peygamber efendimiz, (Yarın yaparım diyenler, aldandı) buyurdu. Allahü
teâlâ, insanları ve cinleri (Marifetullah)a ve Allahü teâlânın rızasına,
sevgisine kavuşmak için yarattı.

Nefslerimizin arzuları peşinde koşan biz ahmaklar, ne zaman aklımızı
başımıza toplayacağız? Ne zamana kadar bu nimetten mahrum kalacağız? Nefsi
ve şeytanı sevindirmeğe ve Allahü teâlânın rızasından mahrum kalmaya daha ne
kadar devam edeceğiz?

Dünya lezzetleri nefsin arzularıdır. İnsanın, Allahü teâlânın marifetine
kavuşmasına mani olan en kuvvetli düşman da nefsin arzularıdır. Bu arzular
bitmez ve tükenmez. Hepsi de çok zararlıdır. (Maksudun, mabudundur) sözü
meşhurdur. (Nefslerinin arzularını ilah edinenleri görmedin mi?) ayet-i
kerimesi, bu sözümün vesikasıdır.) [C.1,M.65]

[Marifetullah, Allahın zatını ve sıfatlarını tanımak demektir. Zatını
tanımak, anlaşılmıyacağını anlamaktır. Sıfatlarını tanımak, mahlukların
sıfatlarına benzemediklerini anlamaktır.]

YORUM VAR (0) :: YORUMLARINIZ BENİ MUTLU EDER :: Bağlantı« EN SON YAZDIKLARIM :: SONRAKİ SAYFALAR » 

• 14/8/2007 – Naat

Seccaden kumlardı..
Devirlerden, diyarlardan
Gelip, göklerde buluşan
Ezanların vardı! .
 Mescit mümin, minber mümin…
Taşardı kubbelerden tekbir,
Dolardı kubbelere “amin”..
Ve mübarek geceler dualarımız;
Geri gelmeyen dualardı…

Geceler ki pırıl pırıl
Kandillerin yanardı..
Kapına gelenler ya Muhammed,
– uzaktan, yakından –
Mümin döndüler kapından…
 Besmele, ekmeğimizin bereketiydi;
İki dünyada aziz ümmet,
Muhammed ümmetiydi…
Konsun – yine – pervazlara
Güvercinler,
“hu hu” lara karışsın
Aminler,
Mübarek akşamdır;
Gelin ey fatihalar, yasinler…
 Şimdi seni ananlar,
Anıyor ağlar gibi…
Ey yetimler yetimi,
Ey garipler garibi;
Düşkünlerin kanadıydın
Yoksulların sahibi..

Nerde kaldın ey resul,
Nerde kaldın ey nebi! ..
Günler ne günlerdi, ya
Muhammed! ..
Çağlar ne çağlardı;
Daha dünyaya gelmeden
Müminlerin vardı…

Ve bir gün ki gaflet
Çöller kadardı,
Halime’nin kucağında,
Abdullahın yetimi,
Amine’nin emaneti ağlardı..
 Hatice’nin goncası
Aişe’nin gülüydün..
Ümmetin göz bebeği
Göklerinresulüydün..

Elçi geldin, elçiler gönderdin;
Ruhunu Allah’a; elini ümmetine verdin,
Beşiğin, yurdun, yuvan
Mekke’de bunalırsan;
Medine’ye göçerdin..

Biz,
Bu dünyadan nereye
Göçelim ya Muhammed!
Yeryüzünde riya, inkar, hıyanet
Altın devrini yaşıyor…

Diller, sayfalar, satırlar
“ebu leheb öldü” diyorlar;
Ebu leheb ölmedi ya Muhammed!
Ebu cehil; kıt’alar dolaşıyor…
Neler duydu şu dünyada
Mevlidine hayran kulaklarımız;
Ne adlar ezberledi ey nebi!
Adına alışkın dudaklarımız..

Artık yolunu bilmiyor,
Artık yolunu unuttu
Ayaklarımız
Kabene siyahlar
Yakışmamıştır ya Muhammed!
Bugünkü kadar!
Hased gururla savaşta;
Gurur; kaf dağında derebeyi..
 Onu da yaralarlar kanadından
Gelse bir şefkat meleği..
İyiliğin türbesine,
Türbedar oldu iyi..
Vicdanlar sakat
Çıkmadan ya Muhammed yarına!
İyilikler getir, güzellikler getir
Adem oğullarına…
 Şu gördüğün duvarlar ki
Kimi taiftir, kimi hayberdir…
Fethedemedik ya Muhammed
Senelerdir…
Ne doğruluk, ne doğru;
Ne iyilik, ne iyi;
Bahçende en güzel dal,
Unuttu yemiş vermeyi…

Günahın kursağında
Haramların peteği..
Bayram yaptı yabanlar
Semave’yi boşaltıp;
Save’yi dolduranlar
Atını hendeklerden – bir atlayışta –
Aşırdı aşıranlar..
Ağlasın yesrib!
Ağlasın selmanlar…
 Gözleri perdeleyen toprak,
Yüzlere serptiğin topraktı…
Yere dökülmeyecekti ey nebi!
Yabanların gözünde kalacaktı!
Konsun – yine – pervazlara
Güvercinler,
“hu hu” lara karışsın
Aminler,…

Mübarek akşamdır;
Gelin ey fatihalar, yasinler…
Ne oldu ey bulut,
Gölgelediğin başlar?
Hatırında mı ey yol,
Bir aziz yolcuyla
Aşarak dağlar, taşlar
Kafile kafile, kervan kervan
Şimale giden yoldaşlar….
 Uçsuz bucaksız çöllerde
Yine izler gelenlerin;
Yollar gideceklerindir….
Şu tekbir getiren mağara,
Örümceklerin değil;
Peygamberlerindir, meleklerindir.
Örümcek ne havada
Ne suda, ne yerdeydi
Hakkı göremeyen
Gözlerdeydi
 Şu kuytu cinlerin mi, perilerin yurdu mu,
Şu yuva ki bilinmez;
Kuşları hüdhüd müdür, güvercin mi
Kumru mu..
Kuşlarını bir sabah,
Medine’ye uçurdu mu..
Ey abva’da yatan ölü,
Bahçende açtı dünyanın
En güzel gülü;

Hatıran uyusun çöllerin,
Ilık kumlarıyla örtülü..
Dinleyene hala
Çöller ses verir….
Yaleyl, susar,
Uğultular gelir…
Mersiye okur uhud,
Kaside söyler bedir;

Sen de bir hac günü
Başta muhammed, yanında
Ebu bekir,
Gidenlerin yüz bin olup dönüşünü,
Destan yap ey şehir!
Konsun – yine – pervazlara
Güvercinler,
“hu hu” lara karışsın
Aminler,…

Mübarek akşamdır;
Gelin ey fatihalar, yasinler…
Vicdanlar sakat
Çıkmadan ya Muhammed yarına!
İyiliklerle gel, güzelliklerle gel
Adem oğullarına…
Yüreklerden taşsın
Yine imanlar!

Itri, bestelesin tekbirini;
Evliya okusun kur’anlar..
Ve kur’anı göz nuruyla çoğaltsın
Kayışzade osmanlar…
Na’tını galib yazsın, mevlidini
Süleymanlar..
Sütunları, kemerleri, kubbeleriyle
Geri gelsin sinanlar..
Çarpılsın, hakikat niyetine
Cenaze namazı kıldıranlar!
Gel ey Muhammed!
Bahardır
Dudaklar ardında saklı
“amin”lerimiz vardır..
Hacdan döner gibi gel……….
Miraçtan iner gibi gel………..
Bekliyoruz yıllardır!
Bulutlar kanat, ruzgar kanat;
Hızır kanat, cibril kanat,
Nisan kanat, bahar kanat;
Ayetlerini ezber bilen,
Yapraklar kanat…
Açılsın göklerin kapıları
Açılsın perdeler, kat kat..
Çöllere dökülsün yıldızlar,
Dizilsin yollarına
Yetimler, günahsızlar..
Çöl gecelerinden yanık
Türküler yapan kızlar
Sancağını saçlarıyla dokusun;
Bilal-i habeşi sustuysa;
Ezanlarını davud okusun!
Konsun – yine – pervazlara
Güvercinler,
“hu hu” lara karışsın
Aminler,…
Mübarek akşamdır;
Gelin ey fatihalar, yasinler…
 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: